5 Şubat 2017 Pazar

Haunted Days

Nasıl olmasın?

Bahanelere sığındığımız yetmezmiş gibi, üstüne yorgunuz. Fişi çekilmiş oyuncak arabalar gibi kabloda kalan son enerjiyle itiyoruz kendimizi ötesi belirsiz yeni günlere.

Umutsuzluk insana yakışmıyor ama, tatminsizlik belası yapışmış insan başkasını da beceremiyor.

Yakında yeni yazılarda dönmek üzere.

in progress...

12 Aralık 2016 Pazartesi

Grammy Tahminleri 2017











18 Ekim 2016 Salı

inceleme: Joanne (2016)


Bu yazıya başlamadan odama mum mu yaksam tütsü mü koysam bilmiyorum çünkü yazı yazamaz oldum! Dedikodudan içim çürüdü son zamanlarda tabi bu cahil davranış insanın kalemini kırıyor. Peki geri dönüşümü kimle yapıyorum? QUEEN OF FLOP: LADY GAGA!

Malum bu cuma #Joanne her yerde! Ama öncesinde tıpkı britneyde olduğu gibi başka pazarlarda önce satılmasından ötürü albüm sızdı. Bu durumun bilinçli olduğunu düşünüyorum ama fazla üstünde durmuyorum. Çünkü elimizde üzerine titrenecek bir albüm yok. Çok üzgünüm ama Joanne yetersiz bir albüm. Yetersizden kastım Artpop 2 vakası değil, zira bu çalışmanın yanında artpop’a şükrediyorum. En azından içinde Aura, Venus, DWUW, SEXXXDreams gibi hitvari eserler vardı.

Peek Joanne’in eksileri neler? Öncelikle bir sanatçı pop/dance ile işe başlayıp, bu tarz bir fan kitlesi oluşturuyorsa etrafında, deneysel işlere bulaşmadan onları tatmin etmeli. 3 yıldır deli gibi pop dance hiti bekliyoruz. Herkes artpop2’ye bile tavdı. Sen albüm tutmayınca bir anda caz sevmeye başlayıp sonrasında da ben kişisel takılıcam diyip country rock vari işler yaparsan tut maz sın.

Gaga’nın samimiyetine zerre inanmıyorum. Bu albüm tamamen farklı bir promosyon çalışması. Zira Gaga yine doğal değil. Rock chick imajıyla dolaşıyor, kendi olmuyor ki? Gaga kendi de fame çıkmadan çok çok farklı giyindiğini iddia ediyordu. E şimdi kökenlerinin country olduğunu mu hatırladı? Don’t eat my heart, gaga.

Peki albümde tatmin eden anlar yok mu? Hakkını yiyemem, John Wayne ve Perfect Illusion kulaklıklara çok yakışan parçalar. A-YO muhtemel 2. single, liste başarısı elde eder mi bilmem ama turnede iş görür. Florence destekli Hey Girl ve kapanışı yapan Angel Down da kitleleri tatmin edecek işlerdir. Ama bunlar da albümü kotarmaya yetecek işler değil çünkü hiç birimiz kovboy değiliz bu triplere artık girmiyoruz. Taylor bile bıraktı bu işleri sen niye kasıyorsun ra ra şapşal gaga?

Bunu alacağınıza/dinleyeceğinize Glory’i dinlemenizi tavsiye ederim. Biz de bilmem kaç saçma zaman bekleyelim gaga pop yapması gerektiğini akıl etsin diye.

2/5

26 Eylül 2016 Pazartesi

26.

Hava serin, İstanbul’dayım… Ne eğitim, ne iş düzenim rayına oturmuş durumda. Havanın dinginliği midir nedir bilemem ama bende yersiz bir rahatlık mevcut. Sanki polarlara sarılıp kahve içmelik, huzur demlemelik ortamdayım. O da çok ilginç, çünkü şartlar uygun olduğunda ruh halim, ruh halim hazır olduğunda şartlar denk düşmüyor. Misal nisan mayıs aylarında enfes deep house parçalar seçerim, havuz için ayrı, deniz kenarı için ayrı mixtape’ler hazırlarım. Ama temmuz olup sahile vurduğum anda tek aklıma gelen Demet, Hande, Deniz Seki olur.

Şu anda tam o moddayım. Hayat ama şükretmek için de sonsuz gerekçe sunuyor.
Ailem
Arkadaşlarım
Dostlarım
İlişkilerim
Bir nebze soluk aldırıyor bana. Ne diyelim, bugünkü yazıda şükretmeyi hatırlamak üzerine olsun. Elbette yolun sonu görünecek. Ben okulu, işi, evi yoluna sokmayı başarmış olacağım. O zamana kadar olmayan evimin olmayan köşesinde imaginary sıcak çikolatamla idare ediyorum. 

Herkese iyi haftalar.

21 Eylül 2016 Çarşamba

don't bring me down

Bugün dünden farklı

Duygular

Haberler

Kahvaltılar

Kahveler

Sıralamalar

Etkisinde kalınan rüyalar

Etkisinde kalınan kabuslar

Yağmur

Güneş

Saatler

Bendeki Yerin

Sendeki Yerim

Sen

Ben

...

14 Eylül 2016 Çarşamba

On Altı

Nasıl biriyim?

Kendimi tanıyor muyum mesela…

Hiç de değil. 

Hayatımı değil, fotoğraf karelerini planlıyorum. Kendimi gördüğüm yer, koyduğum hüzün, giydiğim sevinç hepsi planlı sanki.

Kolumu cama dayamış, neyi düşündüğümü bilmiyorum. Kalabalığı mı izliyorum, yoksa kendimi bildim bileli hayran olduğum şehir ışıklarını mı…

Belki seni düşünüyorum, belki başkasını.

Bi miktar da olsa tıkırına sokmaya başladığım hayatımda, boşumu aşacak yeni sorunlar arıyordumdur kim bilir…

Düştüğüm / düşeceğim boşluğun içimi dolduran engin bir deniz olduğunu farkedeli çok olmadı. Bu şekilde biraz daha kendimi kandırabilirim belki.

Sen? Bence yanıma gel.

Sevilmeye ihtiyacım yok, dahasına yok. Ama hissetmek istiyorum, bu çok net.

Bana sarılmanı, kolumu sıkmanı, boynumu öpmeni, belki de dikkatimi dağıtıp

O içinde kaybolduğum şehrin manzarasından beni alıp sevişmeye başlamanı 

istiyorum…

Ne sesini duymak

Ne yardımların

Ne yanımda uyuman

Ne yanımda uyumaman

Gösterdiğin sevgiden mühim değil şu günlerde.

Evet, bencilim.

Biraz da hadsizim, kendimi bilmiyorum zaman zaman.

Onlarca beden arıyorum beni saracak, şaşırtacak. Oysa ihtiyaç halindeyim ve

İhtiyacım varken yanımda olabilen tek kişi benim.

İstediğimde olmaya ne dersin?

27 Ağustos 2016 Cumartesi

İnceleme: Glory (2016)

—Baby One More Time ile hayatımıza 18 yıl önce giren oh my god that britney shameless 9. albümü Glory ile yeniden gündemde belirmeyi başardı. Albümü genel hatlarıyla beğendim ancak bu konudan önce değinmek istediğim bazı meseleler var. Dilersek bunlara liste halinde bir göz atalım.

  1. Öncelikle Glory Britney için ileri bir adım DEĞİL. Çünkü Glory günümüz soundunu yakalabilen yada trendsetter statüsüne çıkacak bir çalışma hiç değil. 2005 yılında Britney emotional breakdown yaşamadan önce bahsettiği bir albüm vardı; Original Doll. Albüm için kaydedildiğini bildiğimiz 3 şarkı var; And Then We Kiss, Mona Lisa ve Chaotic. Öyle yada böyle bu albüm hiç gün yüzü görmedi. İşte Glory tam da In The Zone’dan Blackout’a yapılan keskin geçişi yumuşatan albüm olmuş. Sound son derece Bubblegum Pop ancak R&B beatler ve erotik sözlerle yükseltilmiş.
  2. Album bu açıdan listelerde Milyonluk satışlar göremeyecektir çünkü dediğim gibi yeni nesile hitap eden sound bu değil. 
  3. Bir zamanlar albümlere slow şarkı koymama modası çıkmıştı. Bkz: COADF, Aphrodite, Femme Fatale. Şimdilerde de dans şarkısı koymama modası başladı. Yine Bkz: Lemonade, Anti, Glory, Rebel Heart. Ufak bir tavsiye, tadında olmak koşuluyla ikisini de sever pop dinleyicisi. Bu kadar keskin çizgilerle dinleyiciye diğer tarzı arattırmayın.

Albume geri dönüyorum…

Glory’nin çıkmasıyla herkeste (ben dahil, zihin hariç) Oh be Britney Jean gibi çıkmadı havası başladı. Ama atladığımız nokta, BLOWJOB work bitch, tik tik boom yada body ache gibi sağlam urban dans hitlerine sahipti. Glory de bana sorarsanız tek hit, Hotline Bling vari havasıyla Slumber Party. Çıkış şarkısı Make Me…, Umarım 2. single Do You Wanna Come Over? Top 10 oynama havası olmayan başarılı promo single’lar. Aslında bu şarkılar albüme en iyi özet. Albüm hitten yoksun başarılı albümlerden. Deluxe haliyle dolu dolu 17 şarkı sunan albümden gönül rahatlığıyla herkes kendine en az 12 tane favori çıkarabilir. 

Bahsetmek istediğim son nokta bu albümü daha önce duyduğumuz yönünde. 2015 yılında çıkan Revival (Selena Gomez), bu albümün demosu niteliğinde denebilir. Zira naif girişleriyle Invitation ve Revival; Erotik çağrışımlarıyla Make Me… ve Good For You, İspanyol ezgileriyle Change Your Mind ve Body Heat ve Up tempo pop tercihleriyle Clumsy ve Hands to Myself bu tezimi destekliyor. Tarafımca Revival çok başarılı bir pop albümü olduğu için, bu formülasyonun Glory için de kullanılması hoşuma gitmedi değil.

Sonuç olarak, kariyerinin en iyi albümlerinden birine imza atan Godney, umarım promosyona gereken özeni gösterir ve bu süreçten bileğinin hakkıyla çıkar. Just Luv Me, Just Like Me, Slumber Party, Liar, Do You Wanna Come Over hakkı verilen destekle sanatçıyı ciddi başarılara yönlendirebilir. Pop dinleyicisi olun yada olmayınca Pop Sensation Britney’in bu başarılı albümüne mutlaka kulak kabartın.