26 Eylül 2016 Pazartesi

26.

Hava serin, İstanbul’dayım… Ne eğitim, ne iş düzenim rayına oturmuş durumda. Havanın dinginliği midir nedir bilemem ama bende yersiz bir rahatlık mevcut. Sanki polarlara sarılıp kahve içmelik, huzur demlemelik ortamdayım. O da çok ilginç, çünkü şartlar uygun olduğunda ruh halim, ruh halim hazır olduğunda şartlar denk düşmüyor. Misal nisan mayıs aylarında enfes deep house parçalar seçerim, havuz için ayrı, deniz kenarı için ayrı mixtape’ler hazırlarım. Ama temmuz olup sahile vurduğum anda tek aklıma gelen Demet, Hande, Deniz Seki olur.

Şu anda tam o moddayım. Hayat ama şükretmek için de sonsuz gerekçe sunuyor.
Ailem
Arkadaşlarım
Dostlarım
İlişkilerim
Bir nebze soluk aldırıyor bana. Ne diyelim, bugünkü yazıda şükretmeyi hatırlamak üzerine olsun. Elbette yolun sonu görünecek. Ben okulu, işi, evi yoluna sokmayı başarmış olacağım. O zamana kadar olmayan evimin olmayan köşesinde imaginary sıcak çikolatamla idare ediyorum. 

Herkese iyi haftalar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder